UFUK TARHAN

Orta öğrenimini, English High School'da tamamladı. University of Evansville (A.B.D.) ve Boğaziçi Üniversitelerinde gördüğü eğitim ile 1985'te Psikoloji dalında lisans, 1989'da Sosyal Psikoloji dalında yüksek lisans aldı. 2000'de Eğitim Bilimleri dalında doktora aldı. Boğaziçi Üniversitesi'nde Prof. Çiğdem Kağıtçıbaşı 'nın "Çok Yönlü Okul Öncesi Eğitimi, Çocuk Gelişimi ve Anne Eğitimi" projesinde araştırmacı olarak çalıştı. Özel bir anaokulunda bir yıl, özel bir lisede beş yıl süre ile felsefe grubu öğretmeni ve daha sonra Rehber Danışman olarak görev yaptı . Çalışma yaşantısını iki yıl süre ile Ankara'da Dilessa Çocuk-Aile Gelişim ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde çeşitli eğitim gruplarının uygulayıcısı olarak sürdürdü. Uluslararası Okul Projesinin uygulanması ve Uluslararası Okulların Yönetimi konularında British Council ve Oxford Brookes Üniversitelerinin ortaklaşa hazırladıkları İngiltere'deki seminerlere katıldı. (1995) Psikolojik danışma, çocuk istismarı ve ihmali ve psikoloji alanında ulusal ve uluslararası kongre, seminer ve çalışma gruplarına katıldı.

1995 yılında Persona Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi'ni kurup, 1995-2005 yıllarında uygulayıcı olarak çalışmıştır. Halen kurucusu olduğu Persona Life Sağlıklı Yaşam, Eğitim ve Danışmanlık şirketinde eğitimci ve psikolojik danışman olarak çalışmaktadır.

1- Kişiye ve cinsiyete göre değiştiğini biliyoruz; ama yine de bir genelleme yapacak olursak ergenlik ortalama hangi yaş aralığında görülür? 
 Kızlarda 9-11 yaş arasında başlar. Erkeklerde 11-13 yaş arasında başlar ve genellikle 16-18 yaş arasında sona erer. Son yıllarda aşırı dış uyaran ve yiyeceklerdeki katkı maddelerinden olduğu söylenen erken ergenlik vak'alarında bir artış var. Kızlarda 9, erkeklerde 11 yaş erken kabul edilmektedir.

2- Kızlarda ve erkeklerde görülen ergenlik belirtileri nelerdir? 
 Kızlarda vücutta kıllanma, göğüslerde büyüme, boy ve kiloda artış ve adet görmek ergenliğin başladığını gösterir. Erkeklerde ise vücutta ve yüzde kıllanma, ter kokusu, ses çatlaması ve kalınlaşması, boy uzaması, omuzlarda genişleme görülür. Duygusal olarak ani öfkelenme, hızla değişen ruh halleri, aynanın önünde uzun saatler geçirme, bedenini beğenmeme, gülme ve öfke nöbetleri gibi belirtileri vardır.

3- Ön ergenlik ne demektir? 
 Duygusal tepkilerin 8-9 yaş civarında başlamasına ön ergenlik deniliyor. Ön ergenlik aslında tartışmalı bir konu. Eğer fiziksel değişimler olmadan sadece duygusal belirtiler ortaya çıkıyorsa, ben bu durumda daha çok anne- babanın eğitim ve ilişki sistemiyle ilgili bir sorun olduğunu, ama bunun ön ergenlik gibi bir kılıfa oturtulduğunu düşünüyorum.

4- Ergenlik döneminin sona erdiğini nasıl anlarız?
 Gencin çevresiyle ilişkilerinde bir uyum oluşmaya başladığında, tepkiselliği azalıp, ergenliğe girmeden önceki ilişki biçimine benzer tutumlar sergilediğinde, dönemin sona erdiğini düşünebiliriz. Ama unutmamak gerekir ki, bazı kişilik yapılarında bu davranış biçimleri yaşam boyunca oluşamayabilir. Davranışları ve duygulanım biçimi, her ne yönde olursa olsun tutarlılık göstermeye başladığında dönem sona ermiş demektir.

5- Ergenlik döneminde anne- babayla iletişimi reddeden bir çocuğa anne-baba nasıl yaklaşabilir? 
 
Aslında ilk yapılması gereken şey, çocuğun iletişimi neden reddettiğinin bulunmasıdır. Ben anne ve babaların önce kendilerine bakmaları gerektiğini düşünüyorum. Eğer çocuğa eleştirel, suçlayıcı ve yargılayıcı bir biçimde yaklaşıyorsak, onlarda iletişimi kesiyorlar. Bu doğal sonucu durdurmak için önce anne ve baba kendi tutumunu değiştirmek durumundadır. Ergenlik dönemindeki gencin tepkiselliği yüzünden çıkan sorunlarda ise genellikle, konuşmak için sakin dönemleri seçmek gerekiyor. Sonuçta unutmamak gerekir ki, karşımızdaki düşman değil, sadece zor bir dönemden geçen sevimli bebeğimiz!

6- Ergenlik döneminde çocuklar neden arkadaşlarına daha çok bağlanıp, aileden uzaklaşırlar?
 
Genellikle aileler çocukların yaptıklarından, söylediklerinden, giydiklerinden ne yapıyor olacağı ile ilgili olumsuz sonuçlar çıkarır ve müdahale etmeye çalışırlar. Aslında sadece yaşamı anlamaya çalışan ve deneyen çocuk ise kabul görmediğini, beğenilmediğini düşünerek kendisini onaylayan ve kendisine benzeyen arkadaşlarına bağlanır.

7- Eğer çocuk anne-babanın sözünü dinlemiyorsa "ceza" etkili bir yöntem midir? 
 Ceza her şekilde öğretici değildir. Ama sonuç yaşatmak, yani çocuğun davranışının, yaptığı şeyin sonucunu yaşamasına bırakmak her zaman davranış değişikliğine yol açar. Örneğin; ödevini evde unutan öğrenciye hafta sonu dışarı çıkmama cezası vermek, sadece aileye öfkelenmesine yol açar. Oysa ödevini okula arkasından götürmeyip öğretmeninin önünde zor duruma düşmesine izin vermek, bir sonraki sefer dikkatli olmasını sağlar.

8- Ergenlik çağına girdikten sonra ders çalışmaya karşı olumlu tutum geliştirmeyen çocuğa nasıl yaklaşılmalı? 
 Ergenlik dönemine kadar ders çalışma disiplini geliştirmemiş bir öğrenci, bu dönemde başarısızlık yaşamadan tutum değiştirmeyecektir. Bu durumda başarısızlığını engellemeye çalışıp, ilişkisini ders çalıştırmak için bozmak genellikle anne-babanın yanlışıdır. Bu durumda, öncellikle çocuğun zihinsel yapısının özellikleri bir uzman tarafından tespit edilmeli ve buna uygun, kişiye özel bir sistem geliştirilmelidir. Sonuç yaşatmak, başarısız olmasına bir süre seyirci kalmak da yöntemlerden biridir, ama garantili bir yöntem değildir.

9- Ergenlik döneminde çocuklar sınır koyulmaya ihtiyaç duyarlar mı? Neden? 
 Ergenlik dönemi çocuğun bir birey olduğunu anlama ve kişisel alanını duygusal olarak anne ve babadan ayırarak özgürleşme sürecidir. Bu süreçte, kendi alanının nerede bittiğini, başkalarının alanına nasıl girdiğini anlaması en önemli etkendir. “Başkalarının da duyguları, istek ve ihtiyaçları vardır, kendisi dünyanın merkezinde değildir” görüşü, bu dönemde ergenin en önemli keşfidir. Bunu yapmazsa, yetişkin hayatındaki ilişkilerinde sorun yaşaması kaçınılmazdır.

10- Anne-baba sınır koyduktan sonra zaman zaman çocuğun bu sınırı aşmasına izin vermeli mi? Verebilirse hangi durumlarda verebilir? 
 Sınırlar elbette çelikten yapılmış bir duvar değildir. Zaman zaman esneyebilmek gereklidir. Bu çocuğa kendisini toparlamak, yanlışların düzeltilebileceği düşüncesini kazanmak ve her şeyin iyileştirilebileceği ümidini vermek adına önemlidir. Sınırın ne zaman esneyebileceği tamamen çocuğa, aileye ve duruma göre değişecektir.